Sırbistan “efsane komutanı” bırakmıyor

Sırbistan “efsane komutanı” bırakmıyor

Daha önce Lahey’de yargılanan ve beraat eden eski Boşnak komutanın gözaltına alınması ve ardından iadesinin istenmesinin Srebrenitsa Soykırımı’nın 20. yıl dönümüne az bir zaman kala ve BM’de oylanması beklenen Srebrenitsa Karar Tasarısı’nın gündemde olduğu zamana denk gelmesi ise dikkat çekiyor.

Oriç’in İsviçre’de gözaltına alındığı günden itibaren ise Sırbistan ile Bosna Hersek arasında “açıklama savaşları” devam ediyor.

Oriç’in, Srebrenitsa Belediye Başkanı Çamil Durakoviç aracılığıyla kamuoyuna gönderdiği “Sırbistan’a canlı gitmem” mesajının ardından bir anda gözler Sırbistan’a çevrilmişti. Oriç’in açıklamasından sonra, Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vuçiç’in “Sırbistan Oriç’in iadesi talebinden vazgeçemez” açıklamasının ardından Adalet Bakanlığının İsviçre’ye gönderdiği resmi taleple Oriç’in Sırbistan’a iadesi istemesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerdi.

Sırbistan’ın Oriç’in iadesini talep etmesinin ardından Bosna Hersek Savcılığı da Adalet Bakanlığı aracılığıyla İsviçre’ye gönderdiği yazıda Oriç’in Sırbistan’a iade edilmemesini talep etti.

Sırbistan’ın, Bosna’daki savaşta ülkenin doğusunda Sırp sivillere yönelik katliamlar yapmakla suçladığı Oriç, hakkındaki iddialar üzerine Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (ICTY) yargılanmış, 2008 yılındaki kararla hakkındaki tüm iddialardan beraat etmişti.

Mahkeme kararına rağmen iddialarından vazgeçmeyen Sırp tarafı, son olarak geçen yıl Oriç hakkında “kırmızı bülten” çıkarılmasını talep etmiş ancak Sırbistan’ın bu talebi Interpol tarafından reddedilmişti.

 Avukatı “endişeli”, Srebrenitsalı anneler “tepkili”

Yaşanan gelişmelerin ardından Bosna Hersek medyasına açıklama yapan Oriç’in avukatı Vasviya Vidoviç, Oriç’in geleceği ile ilgili endişeli olduğunu söyledi.

Vidoviç, “Şimdi, Lahey’e gönderildiği günden daha endişeliyim. Çünkü Lahey’deki mahkemede adil yargılanma olduğunu biliyordum. Eğer Sırbistan’a iade edilirse, orada adil yargılanma olmayacağına eminim” ifadesini kullandı.

Oriç’in Sırbistan’a iade edilmesi ihtimallerini de değerlendiren Vidoviç, “Bir defasında tanıdığım bir savcı bana, (Söz konusu Naser Oriç ise her şey mümkün) demişti” şeklinde konuştu.

Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç ise Oriç’in Sırbistan’a iadesinin istenmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu kararın ardından, Bosna Hersek Sırbistan’daki büyükelçisini geri çağırıp bu ülkeyle diplomatik ilişkilerini kesmeli” ifadesini kullandı.

Srebrenitsalı anneler olarak iade talebine tepkili olduklarını vurgulayan Subaşiç, “Eğer Naser iade edilirse ne Sırbistan ile ne de İsviçre ile her hangi bir ilişkimiz kalmamalı. Tüm bunlar, Srebrenitsa Soykırımı’nın 20. yıldönümü kapsamında düzenlenecek törenle gölge düşürmek için önceden planlanmış şeyler” diye konuştu.

Vuçiç’in “Boşnaklar isterse Srebrenitsa’ya gelirim” açıklamasını da değerlendiren Subaşiç, Sırbistan yönetimini “iki yüzlü” olarak nitelendirerek, Oriç’in iadesi durumunda Vuçiç’i Srebrenitsa’da görmek istemediklerini açıkladı.

 Srebrenitsa Karar Tasarısı’nın etkisi

Bu arada, Naser Oriç’in gözaltına alınmasından hemen önce gündeme gelen Srebrenitsa Karar Tasarısı da Oriç’in gözaltına alınmasını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri daha da ilginç kılıyor.

8 binden fazla Boşnak’ın katledildiği Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümü olan 11 Temmuz’un, dünya genelinde “anma günü” olarak anılmasını öngören tasarı Sırbistan’ın büyük tepkisine neden olmuştu. Sırp yetkililerinin bazıları tasarının Bosna Hersek-Sırbistan ilişkilerini bozacağını ve bölgeye istikrarsızlık getireceğini savunurken, bazılarıysa tasarıya “hem Sırpların hem Boşnakların katledildiği” ifadesinin eklenmesini gündeme getirmişti.

Öte yandan, ülkedeki Boşnakların büyük bir kısmının sempati duyduğu Oriç ile ilgili gelişmeler, siyasi görüşü önemli olmaksızın tüm Boşnakları bir araya getirdi. Bazı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının Oriç’in serbest bırakılması için ülke genelinde başlattığı imza kampanyası yoğun ilgi görüyor.

İsviçreli makamların Oriç hakkında ne karar vereceği henüz bilinmezken, Oriç’in Sırbistan’a iadesinin “barut fıçısı” olarak nitelendirilen Balkanlar’da yeni bir gerginliğe yol açabileceği de ihtimal dahilinde.

Son olarak Srebrenitsa Belediye Başkanı Durakoviç, Oriç’in serbest bırakılmaması durumunda 11 Temmuz’daki anma etkinliklerini de olumsuz etkileyeceğini belirterek, “İnsanları nasıl tepki göstereceğini ön görmek zor. O gün oraya gelenler ‘Naser Oriç’ sloganları atabilir. Ortamı sakinleştirmeye çalışıyoruz ancak Naser serbest bırakılmazsa neler olabileceğini ön göremiyorum” ifadesini kullandı.

Naser Oriç kimdir?

Srebrenitsa yakınlarındaki Potoçari’de 3 Mart 1967’de dünyaya gelen Oriç, eski Yugoslavya döneminde polis özel harekat birliğinde görev yaptı. Kosova ve Sırbistan’da farklı görevlerde bulunan Oriç, bir dönem eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’in de koruma ekibinde yer aldı.

Bosna’daki savaşın hemen öncesinde Saraybosna’ya atanan Oriç, 1991 yılının sonuna doğru ise Srebrenitsa’daki kamu güvenliği karakolunda görev yaptı.

Bosna’daki savaşın başlamasıyla birlikte, 17 Nisan 1992’de Srebrenitsa yakınlarındaki Potoçari’de bölgesel savunma birliği kuruldu ve başına Oriç getirildi. Bosna Hersek Cumhuriyet Ordusu (ARBIH) Genelkurmay Başkanı Sefer Haliloviç, 27 Haziran 1992’de Oriç’i Srebrenitsa’daki bölgesel savunma birliğinin başına getirdi. Srebrenitsa bölgesinde farklı görevlerde bulunan Oriç’in yetkileri 1992 yılının kasım ayında genişletilerek, Srebrenitsa’nın yanı sıra Bratunats, Vlasenitsa ve Zvornik de onun komutasına bırakıldı.

Oriç, 12 Temmuz 1994 tarihinde, henüz 34 yaşındayken tuğgeneralliğe terfi etti.

Savaşın sonuna kadar Srebrenitsa’da kalan Oriç, gelen emir üzerine 1995 yılı mayıs ayında Srebrenitsa’dan ayrıldı.

AA

Leave a reply